Merhabalar herkese. Belki de hoşçakalın demeliyim. Şöyle ki, muhtelif sebeplerden dolayı ne zamana kadar olduğu şimdiden bilinemeyecek kadar pazarlamayla ilgili yazmıyor olacağım. Bir çok etmen var ama sanırım şu an için en doğrusu bu.

Bu süreçte yazdıklarımı takip edenlere umarım güzel şeyler sunabilmişimdir. Hiç kimseyi kırmadan, etmeden, fikri ve sınai haklara tecavüz etmeden ve gizliliği olan bilgileri ifşa etmeden yaklaşık 1 yıldır yazdığım yazılarıma, şu an uzunluğunu bilmediğim bir zaman aralığınca ara vermek durumundayım. Ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz; varın siz düşünün gerisini.

Zamanı gelene kadar sabredeceğim. Mutlu olana kadar sabredeceğim. Gene yazabilene kadar sabredeceğim. Anlayacağınız sadece sabredeceğim.

Ben sizleri tanıdığıma çok memnun oldum. Umarım bir gün tekrar benzer şekilde görüşürüz. Eğer yazdıklarımda sürç-i lisân ettiysem affola.

Ben sabredeceğim ama siz, pazarlamanın aslında ne olduğunu anlatmaya çalışmaktan vazgeçmeyin lütfen. Sözüm ona trend expert’lere, her şeyin uzmanlarına kanmayın. Gidin ve pazarlamayı anlatın insanlara. Sadece satmak, tükettirmek ve tüketmek olmadığını anlatın. Pazarlamanın kendisinin “müşteri için değer” olduğunu unutturmayın.

Durum budur. Kendinize iyi bakın. Sevgiler ve saygılar benden…

“Ölüyoruz; demek ki yaşanılacak…”